Cumhuriyet Döneminde İnegöl

Birinci Dünya Savaşının bitmesiyle birlikte imzalanan Mondros Mütarekesi Anadolu’nun işgaline zemin hazırladı. Mütareke sonrasında Batı Anadolu’yu işgale başlayan Yunan birlikleri 8 Temmuz 1920’de Bursa’yı işgal ettiler. Bu tarihten sonra 6 Ocak 1921 ve 4 Nisan 1921 tarihlerinde İnegöl kısa sürelerle Yunan işgaline maruz kaldı. 10 Temmuz 1921’de ise Yunanlılar kalıcı ve kararlı bir şekilde işgale başladılar. Bu işgal Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordunun İnegöl’e girdiği 6 Eylül 1922 tarihine kadar sürdü ve İnegöl bir yıldan uzun bir süre Yunan işgali altında kaldı.

Kurtuluş savaşının bitmesiyle birlikte İnegöl’de Cumhuriyet Türkiyesiyle birlikte büyük bir gelişme süreci içine girmiştir. İnegöl, yerleşim yeri itibarıyla önemli bir coğrafi konuma sahiptir. Ankara-Bursa-İstanbul ve İzmir yollarının o tarihlerde İnegöl’den geçmesi bölgemizin önemini artırmış ve her geçen gün gelişimini hızlandırmıştır.

İnegöl’ün gelişmesi iki aşamada ele alınabilir. Birincisi 80’li yıllara kadar olan dönemdir. Kuruluş yeri itibarıyla Uludağ’ın eteklerinde yer alan İnegöl, yakın çevresinde bulunan ormanlar nedeniyle daha çok orman ürünleri alanında imalat yapılan bir yer olma özelliğine sahiptir. Önceleri her türlü ahşap eşya üretimi yapılırken 1950’li yıllardan itibaren küçük atölyelerde tamamıyla mobilya imalatına geçilmiştir.

İkinci dönem ise 1980’lerden sonrasını kapsamaktadır. Bu dönemde özellikle Organize Sanayi Bölgesinin de etkisiyle sanayi alanında daha da hızlı bir gelişme görülmektedir. 80’lerden  günümüze kadar geçen süreç içinde orman ürünlerinin yanında başta tekstil olmak üzere diğer sektörlerde faaliyet gösteren firmalar ilçemizde tesisler kurmaya başlamışlardır.

Son yıllarda ise küçük atölyelerde faaliyet gösteren mobilya imalathaneleri fabrikalaşma yoluna girmişler ve ünü ülke sınırlarını aşan, her biri birer marka olma yolunda ilerleyen tesisler olmaya başlamışlardır.